"Enflasyonla-faiz arasındaki fark kapanacak mı?"

Gözler yurtiçinde enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Geçen hafta açıklanan 3. çeyreğe dair enflasyon raporunda 2021 yılı enflasyonu tahmini % 12.2'den % 14.1'e yükseltirken, 2022 yılı enflasyonunu %7.5'ten % 7.8'e revize edilirken Gıda enflasyonu da 2021 yılı için %13,0'ten % 15.0'e, 2022 yılı için % 9.8'den % 10.1'e güncellendi.

Gözler yurtiçinde enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Geçen hafta açıklanan 3. çeyreğe dair enflasyon raporunda 2021 yılı enflasyonu tahmini % 12.2'den % 14.1'e yükseltirken, 2022 yılı enflasyonunu %7.5'ten % 7.8'e revize edilirken Gıda enflasyonu da 2021 yılı için %13,0'ten % 15.0'e, 2022 yılı için % 9.8'den % 10.1'e güncellendi. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Nisan ve Mayıs aylarında enflasyonda artış gıda, enerji ve temel mal gruplarından kaynaklandığını ve döviz kurundaki yükseliş temel mal gruplarındaki yükselişte belirleyici olduğunu söyledi.

Elektriğe % 15, LPG’ye 39 kuruş ve doğalgazda konuta % 12, sanayiye % 20 zam gelmesinin etkilerini bu ay enflasyon raporunda göreceğiz. Bu zamların etkisinin enflasyona % 0.6 puanlık katkı yapacağı dolaylı etkileri nedeniyle ise enflasyonu % 1.1 artıracağı ifade edilmekte. Yani daha önceki raporlarımızda ifade ettiğimiz gibi enflasyonda düşüş beklemek yersiz. Ayrıca enflasyonu yaz sonuna doğru % 19-%20 olabilme ihtimalinin yüksek olacağını bir kez daha vurgulayalım.

Dünya genelinde ise enflasyonda artış devam ediyor. FED,ECB,BOJ ve BOE gibi dünyanın en önemli merkez banklarının para basması arz yönlü enflasyonu tetiklerken vatandaşların bu paraları tüketimi dökmesi de harcama kanlıyla talep enflasyonu yaratmaktadır. Dünya artan petrol fiyatları, gıda fiyatları ülkemizde de enflasyonda yukarı yönlü baskıyı artırmakta.

Bundan sonraki süreçte muhtemelen faizler tekrar gündeme gelip bu sefer artırım yapılıp yapılmayacağı tartışılacakken Türkiye’nin benzerlerine göre hala en yüksek reel faizi vermekte olduğunu görüyoruz. Türkiye % 2.06 reel faiz verirken son faiz artırımı sonrası bize en yakın ülke konumuna gelen Rusya’nın % 0 reel faiz verdiğini izliyoruz.

Nisan ayı enflasyonunun beklentilere paralel % 18.50 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyoruz. Sol üst grafikte Mayıs ayı enflasyonunun % 17.53 gerçekleşmişti. Böylelikle artan enflasyon oranı bizim reel faizlerimizi % 0.97 seviyesine kadar geriletebilir. ÜFE’deki artışın devam etmesi ve kurun birikimli etkilerinin de devreye girmesiyle enflasyondaki düşüşün yılın son aylarına kalacağı görülmekte şimdilik. Bu durum reel faizlerin tekrar eksiye geçmesine yol açabilir. Bu yüzden kısa vadede bir faiz değişikliği (indirim) beklemiyoruz. ABD’nin tahvil alım programının azaltılmasına paralel atacağı adımlar Merkez Bankası’nın faiz artırımını gündeme getirebilir. Merkez Bankası 14 Temmuz’da gerçekleştirdiği son toplantısının 19 Temmuz’da yayınlanan toplantı metninde;

İşlenmemiş gıda fiyatlarının taze meyve-sebze fiyatlarının yatay seyrettiği ifade edilirken kırmızı et ve beyaz et fiyatındaki belirgin artışın etkisiyle diğer işlenmemiş gıda alt grubunda yükseliş kaydedildiği ifade edildi. İşlenmiş gıda fiyatlarında ise alkolsüz içecekler, ekmek ve tahıllar, işlenmiş et ürünleri, katı ve sıvı yağlar gıda enflasyonu üzerindeki riskleri canlı tutan unsurlar olmuştur. Uluslararası gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artış eğilimi devam ederken bu ay gıda enflasyonunun TÜFE’ye ciddi katkı yapacağını tahmin ediyoruz. TCMB, Enerji grubu yıllık enflasyonunda Mayıs ayındaki ÖTV artışının sarkan etkileriyle Haziran ayında da akaryakıt fiyatlarında artışlar gerçekleştiğini söylerken asıl enerji grubuna bu ay katkıyı ise Temmuz ayında elektrik ve doğalgaz tarifelerinde LPG’de görülen fiyat artışının sebep olacağının altını çizelim. Döviz kurunun, emtia fiyat artışlarının ve tedarik zincirlerindeki aksaklıkların etkisiyle temel mal gruplarında yükseliş devam ediyor. Banka, dayanıklı tüketim malları grubunda enflasyondaki yükselişte beyaz eşya ve mobilya sektörlerin öne çıktığını savunurken, diğer elektrikli ve elektriksiz aletler ile otomobil kalemlerinde de artışlar kaydedildiğini ifade etti. Giyim grubunun ise Haziran aylarında indirim sezonuna geçişle birlikte temel mal enflasyonunu sınırladığını söyledi. Hizmet grup enflasyonunun seyrinde gerek bu yıl gerekse geçen yıl atılan normalleşme adımlarının etkileri gözlendiğini yıllık enflasyonun lokanta-otel, diğer hizmetler ve kirada artarken, ulaştırma ve haberleşme hizmetlerinde düşüş sergilediğini vurguladı. Bu ay korona virüs kısıtlamalarının kaldırılmasıyla hizmet fiyatları enflasyonunda da artış beklediğimizi ifade edelim.

Haziran ayına ilişkin piyasada enflasyon beklentileri aylık bazda % 1.54’te oluşurken yıllık beklenti % 18.50’de oluşmakta.

Geçen yılın aynı döneminde en fazla ulaştırma, çeşitli mal ve hizmetler ve ev eşyası kalemlerinin arttığı görülürken gıda ve alkolsüz içecekler ile giyim ve ayakkabı grubunda ise düşüş yaşanmıştı.

Acar Menkul Değerler olarak enflasyonun beklentilere paralel yıllık bazda % 18.50 geleceğini tahmin ediyoruz.

Enflasyonda gıda fiyatlarında baz etkisi ile birlikte fiyat artışlarının devam ettiğini görüyoruz. Konut kalemi en yüksek artacak kalem olabilir ayrıca elektrik, doğalgaz ve LPG’ye yapılan zamların ulaştırma kaleminde de devreye girecek olan baz etkiyi azaltması beklenebilir. Enflasyona puansal katkının en fazla olacağı grup muhtemelen konut ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu olacaktır. Ulaştırma grubu enflasyonda bizce bu ay belirleyici faktör olabilir. Eğer baz etkisi sınırlı kalırsa enflasyon beklentilerin ötesine taşınabilir. Ayrıca kurun birikimli etkileri de enflasyonu yukarı itici bir neden olarak sayabiliriz.

Kurun birikimli etkilerinin de devreye girmesiyle yaz sonuna kadar enflasyonda bir toparlanma beklemiyoruz. Ancak özellikle gıda fiyatları, petrol fiyatları ve kurdaki gelişmeler önümüzdeki dönemlerde enflasyon üzerinde belirleyici olmayı sürdürecektir.

Diğer merakla beklediğimiz unsur ise ÜFE-TÜFE arasındaki makas olacaktır. Şu anda ülkemizde hem talep kaynaklı hem arz kaynaklı enflasyon görülmekte. ÜFE 2021 yılının Mayıs ayında % 42.89 olarak gerçekleşmişti. ÜFE-TÜFE arasındaki makas % 25.36 iken (42.89-17.53 =25.36) bu maliyetlerin üreticinin sırtına yüklendiği anlamına gelmekte. Yani bu durum değişmez ise ÜFE-TÜFE makası kapanmaz ise yeni zamların yolda olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca yılsonuna doğru enflasyon bu bağlamda % 23-%24’lere taşınabilir.

Piyasa beklentilerimize gelince son Fed faiz toplantısında enflasyonun çok riskli hale geldiği ancak istihdamda tam toparlanma görülmediği ifade edilirken tahvil alım programına devam edildi. Ancak Eylül tahvil alım programının azaltılmasına başlanacağını düşünüyoruz. Hem enflasyondaki yükselişin devam etmesi hem konut fiyatlarında görülen artış Fed’in elini her ay daha zorlaştırmakta. Artan enflasyon etkisi varlık sınıflarından çıkışları hızlandırabilir. Ayrıca bu enflasyon ortamında ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde anlamsız bir baskı görüyoruz. Yakın zamanda bu baskının ortadan kalkıp ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde tekrar yükselişin yaşanacağını düşünüyoruz. Bu artış gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına sebep olabileceği gibi yurtdışı borçlanmalarını da sınırlayabilir. Bu bağlamda BİST100’de 1466 kırılmadığı sürece 1200 beklentimiz devam etmektedir. Eğer bu seviye yukarı yönlü kırılır ise tekrar alımlar görülebilir. Kur tarafında ise doların küresel bazda değer kaybetmesi ile düşüşler devam ederken satış baskısının artması için 8.00 desteğinin kırılıp kırılmayacağını izleyeceğiz. Özellikle hem içerde enflasyonun reel faiz getirilerini düşürmesi hem de ABD 10 yıllık tahvil faizinde beklediğimiz yükseliş Usd/Try’de 8.60 direncini oldukça önemli hale getirdi. Eğer bu seviye aşılır ise  kurda yeni tarihi zirveler tekrar ön plana çıkabilir.

 BİST100

Teknik olarak baktığımızda 15 aylık aşağıdan gelen desteğin kırıldığını ve satış baskısının kuvvetlendiğini görüyoruz.

Aşağıda 1341 seviyesinin altında önce 1309 ve arkasından 1258 puana kadar geri çekilme potansiyeli yüksek.

Yukarıda ise 1409 direncinin kırılması halinde önce 1426 ve arkasından 1466 direncine doğru hareketler hız kazanabilir.

USD/TRY

Teknik olarak baktığımızda Fed faiz kararı sonrası 8.60 seviyesinin altına inen kurda aşağı yönlü baskı kuvvetlendi. Aşağıda 8.00 yukarıda 8.60 direnci kuvvetli olacaktır.

Aşağıda 8.36 seviyesinin kırılması halinde önce 8.27 ve arkasından 8.00’e doğru düşüş görülebilir.

Yukarıda ise  8.60 seviyesinin üzerinde önce 8.80 ve arkasından 9.50’ye  doğru alımlar güçlenebilir.

Kaynak: Acar Menkul
Hibya Haber Ajansı

Okunma